
Mide kelepçesi taktırmak isteyenlerin özellikle dondurma, çikolata, tatlı gibi yüksek kalorili besinleri kontrollü tüketmesi gerekiyor. Çünkü bu tür gıdaların hacmi küçük, kalorisi yüksek. Kelepçede ince ayar yapılsa da bu tür gıdalar kolayca banttan geçiyor ve hastanın kilo vermesi yavaşlıyor. Doktorlar bu gıdalardan uzak duramayacaklara kelepçe yöntemini tavsiye etmiyor. Onun yerine vücut kitle endeksi 40'ın üzerindeki obezlere uygulanan "gastric bypass" öneriliyor. Kelepçe uygulamasının en önemli avantajı laparoskopik yapılması ve hastanede kalış süresinin 1-2 gün olması. Ancak ameliyat sonrası katı gıdalara geçiş zor oluyor. Kelepçe uygulaması sonrası yaşanabilecek en önemli problemler kusma, ağrı, bulantı ve bandın kayması olarak sıralanıyor. Bu gibi durumlarda bazen ikincil bir ameliyat gerekebileceği gibi kelepçe de çıkartılabiliyor. Mide kelepçesiyle fazla kilonun yüzde 50-60'ı verilebiliyor.
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Yunus Yavuz'a göre, kelepçeye, hastanın psikolojisi, yeme alışkanlıkları, iradesi, zayıflamayı ne kadar istediği, doktorunu ne kadar dinleyeceği iyice incelendikten sonra karar verilmeli. Çünkü durmadan yiyen bir obezle oturduğunda çok yiyen biri aynı değil. İkisine de uygulanması gereken yöntem farklı. Dr. Yavuz, 9 yıl Norveç'te ileri laparoskopik cerrahi merkezinde çalışır. Son 4 yıldır obezite cerrahisi üzerine odaklanmış durumda. Şimdi Marmara Üniversitesi bünyesinde hizmet verecek gerçek bir obezite merkezini kurabilmek için uğraşıyor. Türkiye'de obez sayısındaki artıştan endişe ettiği için fırsat buldukça İstanbul dışındaki devlet hastanelerinde obezite cerrahi yöntemlerini uygulamalı anlatıyor.