Merhaba arkadaşlar bundan 13 ay önce aralık ayında kelepçe ameliyatımı İzmir’de Dr Hidayet Çatal’ a Tepecik hastanesinde olmuştum. 10 ay boyunca sorunsuz bir kelepçeli yaşamım oldu. Son 3 ay hiçbir şey yiyememeye ve en sonunda da ilaçlarım için içtiğim suda bile çıkarmaya başladım. Bunun üzerine üç ay boyunca dolaşmadığım hastane ve yaptırmadığım test – tahlil kalmadı. Kendi doktorum özel hastaneye gitmişti oraya da gittim ve orada bana baryumlu film çektirdiler. Raporda hiçbir şeyimin olmadığı yazılıydı. Ben günden güne ağrılar içinde kıvranıyordum. En sonunda İzmir’de Atatürk araştırma hastanesinde iki ayrı dr’a göründüm. Onlarda bana birçok test yaptılar ve baryumlu film çektirdiğim için onun sonucuna dayanarak sorunumun olmadığını sorunumun psikolojik olduğunu söyleyip evime gönderdiler. Ben uyuyamaz – yiyemez, artık sadece siyah olarak çıkarır oldum. Bulunduğum ilçede endoskopi çektirdim. Bazı sıkıntılarım orada da ortaya çıktı ama doktorun verdiği ilaçları bile kullanamıyordum. Taaaaa ki Denizlide Dr Koray TEKİN hocaya ulaşana kadar; Koray hoca beni hastaneye yatırdı. Hastaneye girdiğimde insanlıktan çıkmış uyuşturucu bağımlıları gibi kendimden geçmiştim. Girişimden çıkışıma kadar serum damar yolumdan hiç çekilmedi.
27 ocakta kelepçe çıkarma ameliyatından tüp mide ameliyatına geçiş yapılacaktı. Ama kelepçem dalağıma yapışmış, midemin içinde alttaki büyük mideye hiçbir şekilde geçiş olmayacak derecede kemikleştirmiş, yemek borumdaki yaralar 4. Evresine gelmiş, midemde reflü-gastrit vb . Ben yoğun bakımda asistan doktora tüp mide oldum mu dedikten sonra acı gerçekleri öğrendim. Midemin içindeki sert kemikleşmiş doku temizlenirken midem mukoza şeklinde kalmış bir yere de dr dikiş atıp delinmeyi ve kaçağı önlemiş. 4,5 saat süren bir ameliyat yoğun bakım evresi ve bir haftalık hastanede tedavi süreci sonunda evdeyim. Sıvı ağırlıklı besleniyorum. O doktorları ve o baryumlu filmi veren hastaneyi dinleyip evimde bekleseydim, belki yapay mideyle, belki yapay yemek borusuyla belki de kanserle mücadele ediyor olacaktım. Koray hocam beni kabul etmesiydi sonum ne olurdu ve kimler sorumlu olurdu bilmiyorum. (Bu arada bana bir şeyin yoktur raporunu veren hastaneyi sağlık bakanlığına şikâyet ettim)
Şimdi sorarım sizlere 128 kg ile girdiğim yoldan 85 kilo ile çıktım, bu başarı mı? Başarısızlık mı? Peki çektiklerim? acılarım? Ümitlerim ?

((((( hepsi boş işte…
Herkeslere diyorum ki sakın-sakın kelepçe taktırmayın benim organlarımı kaybetmeme neden olabilecek olan bu kelepçeyi sakın taktırmayın tüp mideyi düşünün diyorum (buda benim fikrim)
Hepinizi çok sıktım kusuruma bakamayın!